Çarpık ayak hastalığı, ayaklardan birinin veya her ikisinin birden doğal pozisyonunda hafifçe içe ve aşağı doğru olmasıyla seyreden ve bebeklik döneminde ortaya çıkan bir hastalıktır. Hastaların yarısında sadece tek ayak etkilenirken, diğer yarısında iki ayak birden etkilenmektedir.
Nedeni net olarak açıklanamamakla beraber, ikiz kardeşlerde yaklaşık 1/3 oranında görülüyor olması, hastalığın ortaya çıkışında genetik yatkınlık olabileceğini düşündürmektedir.
Tanı Yöntemleri
Geçmişte anne karnındaki duruş bozukluğu sebebi ile meydana geldiği düşünülen bu rahatsızlık, gelişen tıp teknolojisi ve detaylı ultrason görüntülemeleriyle gebeliğin 16. haftasında saptanabiliyor. Bazı durumlarda bebeğin duruş pozisyonundan kaynaklı olarak fark edilmese bile doğum sonrasında kolaylık tanı konulabiliyor.
Bebek doğar doğmaz yapılan kontrollerde ayaklarda içe dönüklük şeklinde eğrilikler görülebiliyor. Hekim, yapacağı muayenede
Çarpık ayak hastalığının en ayırt edici özelliği “ayağın eğriliğini düzeltmeye çalıştığınızda düzelmemesidir”.
Tedavi Yöntemleri
Çarpık ayak tedavisinde özel bir manevra ile ayaklar esnetilerek, kasığa kadar uzayan bir alçı takılıyor. Ortalama bir hafta kadar kalan bu alçılama ile bebeğin ayaklarında belirli bir düzelme gözle görülür şekilde gerçekleşiyor. Devamında yine özel bir manevra ile ayaklar biraz daha esnetilerek ikinci alçılamaya geçiliyor. Düzelme oranına göre bu işlem yaklaşık 1 ay boyunda her hafta yeniden tekrarlanıyor. Bir ay sonunda ayakların doğal pozisyona getirilmesi sağlanıyor.
Bir aylık süreç sonunda ayaklar yeniden kontrol ediliyor ve 20 derecenin üzerinde rahat bir şekilde esnetilip esnetilemediğine bakılıyor. Eğer ayaklar rahatça esnetilebiliyorsa ve topuk kemiği yerindeyse tedavi tamamlanmış oluyor.
Eğer, topuk kemiği yerinde değil veya ayaklar rahat esnetilemiyorsa aşilotomi yani aşil tendonun uzatılması için basit bir cerrahi operasyon gerçekleştiriliyor. Operasyon sonrası yine alçılama işlemi yapılıyor ve sonrasında ayağın şeklini koruyan ortez denilen arası çubuklu özel bir ayakkabı giydirilmesi gerekiyor. Bu tedaviden sonuç alabilmek için çocukların günde 23 saat boyunca ve üç ay süreyle giymesi gerekiyor.
Blount hastalığı, kaval kemiğinin iç kısmındaki büyüme plakasındaki bir bozukluktur. Dış kısım daha hızlı büyür ve diz eğri bacak pozisyonundadır. Tibianın medial büyüme plakası tahrip olduğunda, bebeğin asemptomatik tibia varası, tibianın kalıcı O-şeklinde büyümesiyle sonuçlanan Blount hastalığına dönüşür. Bir künt tedavi edilmezse, diz deformiteleri ve ciddi hareket kısıtlamaları riski vardır. Essen Üniversite Hastanesi ile işbirliğimiz sırasında tibia vara küntlü çocuklar için konservatif bir tedavi geliştirdik. Kural olarak, çocuklara stres altında giyilebilecekleri günlük ateller veriyoruz.
Ortezler ile çocukların yürüyüş paterni düzeldiği ve çarpık bacaktan kaynaklanan instabilite kompanse edildiği için ateli oldukça iyi kabul etmektedirler. Başlangıç durumuna göre ortezlerin aylarca veya yıllarca takılması gerekir. Bu nedenle onları, çocuklar büyüdükçe uzatılabilecek ve ayarlanabilecek şekilde tasarlıyoruz. Deneyimlerimize dayanarak, iki yaşın altındaki çocuklarda belirgin bir Blount sendromu görmediğimizi söyleyebiliriz. Bu yaşa kadar tibia vara görülebilir ve durum kötüleşirse ortez uygulamasına başlanabilir. Zamanında yapılırsa konservatif tedavinin %100 başarısını gözlemleyebiliriz.
Zamanında ortez uygulaması ile yüzde 100 başarı.
Terapiden önce çarpık bacaklar

Tedaviden sonra çarpık bacaklar
